[genç soluklar 2004]
sebla selin ok being star
sebla selin ok
1979 İzmir doğumlu. 2003 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fotoğraf Bölümü'nü birincilikle bitirdi. Halen Marmara Üniversitesi Fotoğraf Bölümü'nde yüksek lisans yapıyor ve çalışmalarına İstanbul’da devam ediyor.
being star
“‘Being Star’, 1930-1960 arası ‘star’ stüdyo portrelerinin yinelenmesi ile gerçekleştirilen bir otoportre çalışmasıdır. Çalışmada yer alan aktristler Greta Garbo, Brigitte Bardot, Marilyn Monroe, Sophia Loren, Rita Hayworth, Audrey Hepburn, Bette Davis, Elizabeth Taylor, Ava Gardner, Marlene Deitrich, Veronica Lake, Anita Ekberg, Ingrid Bergman ve Grace Kelly; model ise sadece benim!
Düşlerin kahramanı ‘star’ ırkının ebediliği, çalışmama, yaşamdan aldığım hazlara ve ince bir ipin üzerindeki gergin yolculuğuma ilham kaynağı olmuştur. Bana her şey bir yana dedirten şey ‘insanlar ölür ama efsaneler’ yaşar gerçeğidir.
Catherine Deneuve’ü yeni Marilyn Monroe diye takdim ettiklerinde Monroe, 'Saçma! Marilyn bir mittir. Bir mit, karşısına bir kadın çıkarılarak yıkılamaz. Tanıdığım en yeni anti-mit zamandır.' demekle yetinmiştir. Sanırım o da varlığının zenginliklerini keşfetmişti. Başka biri olmayı seviyordu. Kendine katabildiklerin ve olumlayabildiklerin kadar kendinsindir.
‘Being Star’da adı geçen kahramanların da düşleri vardı, onların düşleri ‘kendini adamak’ idi, dünyanın savurganlığına kendilerini adamak… Ve başardılar da. Bugün iletişimin oyunbaz evladı internette de, yaşayan olanakların yarıştığı platformda da onların adları hâlâ büyük harflerle yazılıyor. Adlarına ‘fan club’lar kuruluyor ve onlar gelişimin ve değişimin her aşamasında varlıklarını yine muhafaza edi-
yor. ‘Anti-mit’e yani zamana ait değiller.
Eğer hepimiz için bir ömür biçilmişse ve en dayanılmaz hafif meşrepliğimiz tüketmekse ne olmuş yani?
Bu çalışma bana yıkıntılar şehrimin kapılarını aralamak için yüzüme sürekli bir tebessüm terk etmiştir. Sözcükler, fotoğraflar, nesneler ve düşler...
Alfred Hitchcock’un da söylediği gibi 'Mantıktan daha önemli bir şey vardır, düş gücü'.”