[genç soluklar 2004]
filiz güngör söyleyecek yeni bir sözüm yok
filiz güngör
1977 Fethiye doğumlu. 1998'de Anadolu Üniversitesi Hemşirelik Bölümü’nden, 2003'te de Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nden mezun oldu. Halen Berlin Humboldt Üniversitesi'nde Sanat Tarihi ve Medya Bilimi okuyor.
söyleyecek yeni bir sözüm yok
“Ne zaman vicdan muhasebesi yapmaya başlasam Raskolnikov gelir aklıma. Ve ne zaman şüphe duyduğum bir konuyu merakla incelemeye koyulsam Şüpheci Thomas gelir aklıma. Ve ne zaman gereksiz ayrıntılarla dolu bir fotoğraf çeksem bembeyaz bir tablo gelir gözümün önüne. Bu cümlelerin böyle bir çalışma yapmamda beni harekete geçiren düşünceler olduğunu söyleyebilirim. Yaşamımın her anında karşılaştığım, her anında karşılaşabileceğim görüntüler, kişiler…
Sözünü ettiğim bu görüntüler ve kişilerle günlük yaşamımda karşılaşıyordum. Aldığım eğitimin bana kazandırdığı bir şey olsa gerek, bu görüntüleri bir süre sonra sanat tarihindeki karşılıklarıyla birlikte düşünmeye başladım. Velázquez’in bir atölyesiyle, Rembrant’ın ‘Anatomi Dersi’yle, Seurat’nın bir kır resmiyle her gün karşılaşmamak işten bile değildi. Bu eserlerin tekniklerinden bahsetmiyorum. Benim için önemli olan betimlenen olayların, kişilerin, durumların, yerlerin benzeşmesiydi. Bu benzeşmeyi fotoğraf kağıdına nasıl aktarabileceğimi düşündüm. Gördüklerimi, göstermek istiyordum. (Burada bir parantez açıp belirtmem gereken bir başka şey, kullandığım resimlerin seçilme nedeninin, önemlerinden değil günlük hayatı bize yansıtmalarından dolayı olduğudur.)
Çalışmamın ismi de buradan kendiliğinden çıkmış oldu. Herhangi bir iddiası yoktu. Sanat tarihi içinde yer alan bu resimlerle günümüz görüntüleri arasında kurduğum bağlantıları, çağrışımları görselleştirmek isteğindeydim. Yeni bir sözüm hem yoktu, hem vardı aslında. Dikkatleri, ayrıntılara yöneltme isteği diyebiliriz buna. Sizlerin de dikkatle baktığınızda hemen hemen her gün karşılaştığınız görüntüler bunlar. Tabii ki bunu kendi disiplinim olan fotoğraf ile uygulamaya çalıştım ve kapsamını daralttım. Özellikle resim sanatının örneklerinden yararlanmış olmamın nedeni, fotoğrafın resim ile olan kopmaz bağlarından kaynaklandı. Zaman dilimi olarak Rönesans’tan fotoğrafın icadı ve hemen sonrasına kadar olan dönemi almış olmamın nedeni, bu icadın ardından resmin aslî görevini fotoğrafın üstlenmiş, resmin de yeni arayışlara girmiş olmasıdır.
‘Söyleyecek Yeni Bir Sözüm Yok’ diyerek yola çıktığım bu çalışmada yeni bir söz söylemenin gerçekten çok zor olduğunu gördüm. Zor olan bence o anı hazırlamak... Ve ‘vizyon’ sorununun günümüz sanatçısının en önemli sorunlarından biri olduğunu düşünüyorum...”